Hat Sanatının (Hüsn-i hat) Tarihsel Gelişimi

Date: 04.11.2023 20:33
Hat Sanatının (Hüsn-i hat) Tarihsel Gelişimi
İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan hat sanatı geçmişten günümüze birçok değişikliğe uğramıştır. Kültürümüzde yer edinmiş ve günümüzde dijital platformlarda da geniş kitlelere ulaşan
İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan  hat sanatı geçmişten günümüze birçok değişikliğe uğramıştır. Kültürümüzde yer edinmiş ve günümüzde dijital platformlarda da geniş kitlelere ulaşan hat sanatı, estetik ve dini derinlik arayışını sürdürerek kültürel mirasımızı yaşatır. Peki hat sanatının kökeni nedir? İşte hat sanatının tarihsel gelişimi:
 

Arap Hattının Gelişimi

Arap hattının erken döneminde genellikle sert köşeli ve geometrik karakterlere sahip olan Kufi yazı kullanılmıştır. Bu yazı türü, Mushaflar (Kur'an nüshaları) gibi dini metinlerin yazımında kullanılmak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kufi yazısının harfleri keskin köşelidir ve düz hatları vardır. Bu yazı tarzı, İslam'ın erken dönemlerinde İslam medeniyetinin yazılı kültüründe de önemli bir rol oynamıştır. Kufi yazısı daha çok dini metinlerin vurgulanması ve estetik açıdan güçlü bir ifadeyle yazılması için tercih edilmiştir.
Arap hattındaki bir diğer önemli gelişme ise süratli yazı türlerinin ortaya çıkmasıdır. Süratli yazılar, günlük işlerde kullanılan, daha yuvarlak ve yumuşak karakterlere sahip yazılardır. Bu yazılar, hızlı ve akıcı bir şekilde yazılmak üzere tasarlandıkları için günlük yazışmalarda ve mektuplarda kullanım için uygundur. 
 

Hazret-i Muhammed Dönemi

İslam döneminde hat sanatının doğuşu, Hz. Muhammed dönemine kadar uzanmaktadır. Bu dönemde, Kur'an-ı Kerim'in yazımı İslam’ın da yayılması açısından da çok önemlidir. Yazılı kaynaklara göre ilk dönem İslam toplumunda Kur'an metinler basit Kufi yazı ile yazılmıştır. Bu dönemde hat sanatının asıl amacı dini metinlerin güzel bir şekilde yazılmasından daha çok yazıların korunmasıdır.
 

Emevî Dönemi

Emevî döneminde İslam devletinin sınırlarının genişlemesiyle birlikte, İslam hat sanatının gelişimi de paralel olarak hızlanmıştır. Bu dönemde, İslam topraklarında farklı kültürler ve yazı gelenekleri iç içe bulunmaktaydı. Bu nedenden dolayı kültürler etkileşim içindeydi. Bu etkileşim de İslam hat sanatının çeşitlenmesine ve yeni yazı stillerinin gelişmesine katkıda bulundu.Farklı bölgelerden gelen hattatlar, kendi geleneklerini ve üsluplarını İslam hat sanatına entegre etmeye başladılar.
 

Abbasiler Dönemi

Abbasiler döneminde, kitap merakı ve yazma kültürünün gelişmesi, hat sanatının daha da çeşitlenmesine yol açmıştır. Bu dönemde Verraki ve Muhakkak gibi farklı yeni yazı türleri üretilmiştir. Verraki, ince ve zarif hatlara sahip bir yazı stilidir. Muhakkak ise daha kalın ve vurgulu hatlara sahiptir. Abbasiler dönemi hat sanatı açısından hat sanatının estetik değerlerinin arttığı ve farklı yazı stillerinin zenginleştiği bir dönem olarak kabul edilir.
 

Türklerin Hat Sanatına Katkısı

13. yüzyılda yaşamış olan Amasyalı Yakut el Musta’sımi, Türk hat sanatının bilinen ilk büyük hattatlarından biridir. Yazı yeteneği ve estetik anlayışıyla döneminin halifesi tarafından büyük saygı görmüştür. Yakut, Arap/İslam yazısına yeni bir bakış açısı getirerek hem okunabilirliği artırmış hem de estetik bir güzellik kazandırmıştır. Özellikle kamış kalemin ağzını düz kesme geleneğini değiştirerek eğri kesim kullanmış, Aklam-ı Sitte adı verilen yazı kurallarını benimsemiş ve hat sanatına yeni bir perspektif kazandırmıştır.
Yakut el Musta’sımi’nin etkisi, Anadolu'da 13. yüzyıl ortalarından itibaren başlamış ve 15. yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir. Bu dönemde, Sultan II. Bayezid'in baş hattatı olan Şeyh Hamdullah ve diğer büyük hattatlar, Yakut’un öğretilerini takip ederek İslam dünyasında yaygınlaşan bu yeni yazı stili olan "Yakut Ekolü"nü benimsemişlerdir. Bu ekol, sadece Türk hat sanatını değil, aynı zamanda İslam dünyasındaki hat sanatını da derinden etkilemiştir.
Yakut el Musta’sımi'nin yetiştirdiği öğrenciler ve Osmanlı hattatları, onun öğretilerini yayarak güzel yazıyı İslam dünyasında daha geniş bir alana taşımışlardır. Bu yeni yazı biçimi, "Aklam-ı Sitt" adı verilen eski yazı kurallarını da geride bırakarak hat sanatında yeni bir dönemi başlatmıştır. Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra Arap harfleriyle yazılan eserlerde üstün bir estetik düzey elde etmişler ve bu sanatı güzel sanatların önemli bir dalı haline getirmişlerdir.

Tanzimat Dönemi ve Modernleşme

Her ne kadar Tanzimat dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme hareketlerinin başladığı bir dönem olarak önemli bir yere sahip olsa da bu dönemde hat sanatını olumsuz etkilenmiştir. Baskı tekniklerinin ve matbaanın etkisiyle, geleneksel hat sanatçıları geçim sıkıntısı çekmeye başlamıştır.
Yaygınlaşan yeni teknolojilere karşı rekabet zorlu hale gelmiştir. Bu dönemde, bazı sanatseverlerin ve devletin himayesiyle hat sanatı yaşatılmaya çalışılmış, ancak modernleşme hareketlerinin hızla ilerlemesi, geleneksel hat sanatının gerilemesine neden olmuştur.






 

Cumhuriyet Dönemi ve Hat Sanatı

Cumhuriyet döneminde, harf devrimiyle birlikte okur yazar sayısı artarken, tam tersi, hat sanatına olan ilgi gerilemiştir. Medreselerin ve hattat mekteplerinin kapanması, geleneksel eğitimi olumsuz etkilemiştir. Gerçekleşen bu değişimler de hat sanatıyla ilişkili tezhip, kağıtçılık, ciltçilik, kalem, makta gibi malzemelerin ticaretini ve ebru, altın ezme gibi sanatları olumsuz etkilemiştir. Hat sanatının tamamen kaybolmasını önlemek amacıyla Sanayi-i Nefise Mektebi'nin yerine Güzel Sanatlar Akademisi kurulmuştur. Bu akademide, hat, tezhip, ebru ve tezcid sanatlarının eğitimi tekrar başladı ve birçok önemli hat ustası yetişti.
I. Dünya Savaşı'ndan önce Şeyhülislam Hayrullah Efendi liderliğinde kurulan Medresetül Hattatin (Hattatin Medresesi, Hattatlar Medresesi) Cumhuriyet döneminde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlanmış ve adı Şark Süsleme Sanatları Mektebi olarak değişmiştir. Atatürk’ün emri ve Millî Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’ın talimatıyla, Şark Tezyini Sanatlar Mektebi, Şark Süsleme Bölümü olarak başlamış ve daha sonra Türk Süsleme Bölümü olarak devam etmiştir. Daha sonra da Temmuz 1936’de Güzel Sanatlar Akademisi'ne bağlanmıştır.


Cumhuriyet Dönemi,Yaprak Üzerine Yazılmış Kevser Suresi Hat Yazı Çalışması

Türk hat sanatı için 19. ve 20. yüzyılın başlarını, aktif bir dönem olarak değerlendirebiliriz. 1928'de Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişle birlikte, bu sanat toplumda yaygın bir şekilde icra edilen bir sanat olmaktan çıkmıştır. Bunun yerine, gönüllü sanatseverlerin ve talep edenlerin sabırları, zevkleri ve üsluplarıyla buluştuğu çeşitli eğitim kurumlarında ve usta-çırak ilişkisiyle yönlendirilen atölyelerde geleneksel bir sanat haline gelmiştir.
Eğer siz de hat sanatına ilgi duyan bir sanatseverseniz, hat sanat tablolarımıza bir göz atmak isteyebilirsiniz.




Kaynakça
https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCsn-i_hat
https://hattatnejdet.com/hat-sanati-tarihcesi/
https://islamansiklopedisi.org.tr/hat
https://www.kulturportali.gov.tr/portal/hatsanati
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/534067
https://evrimagaci.org/osmanli-devletinde-tanzimat-oncesi-modernlesme-cabalari-asirlara-uzanan-bir-imparatorluk-cagi-nasil-yakalayabilirdi-8910
https://www.academia.edu/37499285/Cumhuriyet_D%C3%B6neminde_T%C3%BCrk_Hat_Sanat%C4%B1
 
Related Products
Sanat Danışmanınızla Tanışın
Valentine's Day Special
Loading...